Haz 20, 2017
114 Views
0 0

Oyuncak Ayı

Written by

Gözlerim düşerken kuytu karanlıklara, kaybolmadan önce seni son kez soruyorum taş duvarlara. duvarlarla konuşmak bazen koşmak gibi arada duraksamak, gediklerinde yankılanmak gibi adının değdiği raylarda koşmak…

sen de koşar mısın benimle yolsuz, sessiz, hedefsiz. duvarlara sorarken aklım hep sigara çıtırtılarında ismini sayıklıyorlar çıt çıt çıtçıt çıt…

sayıklarken sesin sesime değiyor bazen, sabahın köründe yankılanıyor bir kar tanesinde ya da kaldırımda tökezleyenlere çarpıyor sesin, bütünüyle senin oluyor.

sen yokken ne sardunyalar var ne de radyo süt kahve rengi masada , sadece donuk lekeli kahve kupaları ve kedili yüzüğün var. çekmeceler yasakken ben hep ceplerime doldurdum hayallerimi tıpkı yazın bağrında çatlamış erikleri eteklerine dolduran esmer umarsız çocuklar gibi.

kirpiklerine takılan hiç bir bakışı hazmedemezken, gözlerindeki ışıkta yıkandım sabahın 5.45 in de hala tutuşan milyonlarca lamba varken. lambaların sokağında yağan yağmurlarda ıslananlar sadece ahmaklar değilmiş meğer; bazıları var güçlü avuçlarında melekler toplar bazıları var ki onlar, karnına basılan oyuncak ayının “sarıl bana” sındaki yalnızlığa sarılırlar.

temmuzdan beri kasımdan öte yastıklar da ıslanıyor artık tuzlu tanelerin sarıl bana serzenişleriyle.

tamam yeter artık ayının karnına basma….

yasin ilgaz

yasin ilgaz

Kafası bozuk saçmalıyor
yasin ilgaz

Latest posts by yasin ilgaz (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

error: Yazı yazıldığı yerde, Ayasofya İstanbul\'da güzel...