Nis 30, 2017
163 Views
1 0

Kendim Ettim Kendim Buldum

Written by

Bugün, bir misafirim var! Kırşehir’in medarı iftiharı, Çiçekdağı’nın gülü Türkiye’nin ölümsüz ozan’ı Neşet Ertaş’ı davet ettim, nezaket gösterdi, bağlamasınıda kucaklayıp geldi.

Ertaş’la kısa bir söyleşi gerçekleştireceğiz. Bazen o çalıp söyleyecek ,bazen de birlikte Türkiye gündemini konuşacak düşüncelerimizi paylaşacağız.
Biliyorsunuz, Ertaş 2012 ‘de aramızdan ayrılı. Şimdi ölümsüzlüğü yaşıyor. Bizim bilmediğimiz çok şey biliyor.
Onun için diyorum ki bu muhabbet kaçmaz!
Açık yüreklilikle ifade edeyim, şimdiye kadar hiç söyleşi yapmadım. Bu ilk olacak. Sürç-i lisan edersem peşinen
affola!
-Sevgili Ertaş , bizi kırmadınız çok uzak yoldan kalkıp, bağlamanızı da kucaklayıp geldiniz. Hoşgeldiniz şeref verdiniz!
– Hoşbulduk şeref duyduk!
Esas ben davet ettiğiniz için size teşekkür ederim. Dile kolay 5 yıl oldu aranızdan ayrılalı. Beni unutmadığınızı görmek bilmek çok gurur verici.
-Aman efendim, siz unutulacak birimisiniz? Bize bıraktığınız o kadar çok eseriniz var ki hergün bağlamanın telinde sanatçıların dilindesiniz.
– Biliyorum, dünyada ne olup bittiğinden habersiz değiliz. Bulunduğumuz alemden dünyayı yakınen izliyoruz ve olup bitenler karşısında küçük dilimizi yutuyoruz.
– Nasıl Üstadım?
-İsterseniz Kısaca özetlemeye çelışayım.
Birkaç gün önce, basında manşetlere bir haber düştü. Emniyet yeni bir operasyona imza atmış!
667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Fetullahçı Terör Örgütü ile irtibatlı olduğu belirtilen 9 bin 103 polis görevden uzaklaştırılmış.
Açığa alınanlar arasında Emniyet Müdür Yardımcısı iken motosiklet sürücüsü Ahmet Sülüşoğlu’nu vurarak öldüren Celal Yılmaz da var mış! Bunlardan 17 ‘isi Beştepe’yi 26 ‘sı da TBMM’yi koruyormuş.
Haberi okuyunca, Vallahi ve billahi ahrette ki bizler küçük dilimizi yutacaktık. Yaşarken Devlet adamlığının böylesine dibe vurduğu başka bir devre şahit olmadık!
-Bu haberi duyunca ne yaptınız?
-Ne yapayım?
Aldım sazı elime, vurdum bağlamanın teline!
Karadır Şu Bahtım Kara
Sözüm Kar Etmiyor Yare
Yüreğimi Yaktı Nara (Eyvah Ey…)

Kendim Ettim Kendim Buldum
Gül Gibi Sararıp Soldum

-Bizde çok severek dinliyoruz kendim ettim kendim buldum türküsünü. Bize insanlığın kusursuz olmadığını hatırlatıyor. Fakat insanlar kendi edip kendi bulunca, başka bir müeyyidesi olmaz mı? Yalnız hata ettim diyerek nereye kadar?
-Bu sorunun cevabı ebedi hayatta değil! Dünyada yaşadığını zanneden ademler cevap vermeli ve hatanın bedelini bir şekilde ödetmeli.
-Üstadım biz sizinle konuşurken; internete bir son dakika haber düştü.” Cumhurbaşkanlığı eski başyaveri albay KHK ile ordudan ihraç edil-miş” ne dersiniz?
-Ne deyim önce tuz koktu derim, sonra devlet ehliyetsiz,liyakat ve riyakatsız kişilerin elinde der ve vururum bağlamanın teline…

Bilmez Yar Gönülden Bilmez
Akar Göz Yaşlarım Dinmez
Bir Kere Yüzüm Gülmez (Eyvah Ey…)

Kendim Ettim Kendim Buldum
Gül Gibi Sararıp Soldum

-Üstadım güzel diyorsunuz, yanık yanık okuyor yaralarımıza merhem sürmeye çalışıyorsunuz. Halbu ki bizdeki yara derin. Merhemle iyileşmesi imkansız, tabip eli değmeli, neşter vurulmalı ki şifa bulsun.
Halbuki devleti yönetenler “dünyanızı da, ahiretinizi de tehlikeye atmayın “ diye milleti korkutarak .inananları inançları ile avucunun içinde tutuyor.
Cemaat ve tarikat mensupları da “ahiretinizi” kaybedersiniz tehdidi savurarak kendi emelli doğrultusunsa resmen kullanıyor.
Siz bizim yaşamadığımız gerçeği yaşıyorsunuz. Ebedi hayattan korkmalımızyız?
-İnsanları kolay yönetebilmek için birtakım hurefe sözlerle kandırıyorlar. Lafı çok uzatmayacağım.
Bakın Hacı Bektaş Veli Kaç asır önce ne güzel söylemiş.
“Ne Ararsan Kendinde Ara, Hararet nardadır sacda değil. Keramet Baştadır tacda değil, her ne arar isen kensinde ara; Kudüs’te Mekke’de Hac’da değil”
-Üstadım Mekke medine dedinde aklıma geldi. Bizim İsmail Ağa Cemati Kabe’de kavga etmiş. Hastanelik olmuşlar ne dersin?
– Önce Kabeyi kirlettiler derim. Sonra Uzat şu bağlamamı da birlikte söyleyelim.
Dost Elinden Gel Olmazsa Varılmaz
Rızasız Bahçanın Gülü Derilmez
Kalpten Kalbe Bir Yol Vardır Görülmez
Gönülden Gönüle Gider (Yaroy Yaroy Yaroy Yaroy Yaroy)
Yol Gizli Gizli Yol Gizli Gizli
-Benden bu kadar.
-Teşekkür ederiüm Üstadım. Sayenizden suya sabuna dounmadan yaralarımıza neşter vurmaya çalıştık.
Son olarak bir cümleyle bir şey söylemek istermisiniz?
Elbette.
-Benden selam söyleyin Kırşehir’e Çiçekdağına, kurbanolayım vatanımın taşına toprağına. Hasretim, Kışın yağan Kar’a, Nisan’da yağan sağanak yağmura.

Kavlak Necati

Kavlak Necati

Güneşin doğuşu, Can Kuş'u nun Dünya'ya kanat çırpması ise,
Gün batımı da, açan güllerin solan yaprakları olmalı.
Her gün yeniden doğan, her gün yeniden ölen bir bedenin,
kafesinde çırpınıp durmak zor.
Doğduğum yöre de, taşlar topraktan daha çok.
dağında gökyüzüne, Çam ağacı yerine, Ardıç ağaçları uzanır.
Gövdesi ne tomruk olur, ne de kereste.
Kiriş diye uzatamasın onu duvarın üstüne.
Yanarken saman alevi gibidir, köz bırakmaz geride.
Büyürken fidanı su istemez.
Kışın yağan kar, ve Nisan yağmuru yeter yaşamasına. İğne yapraklarının arasında olur gılikleri.(meyve)
Önce yeşil, sonra siyah.
Acıdır tadı.
İlaç olmaz hiç bir yaraya.
İşte ben böyle bir kıraç toprağın üzerinde yeşermiş,
kökü kayaların altına uzana ağaç gibiyim.
Siz çınar da diyebilirsiniz, koyu gölgesi olan, Meşe'de. Kayın,gürgen zaten hiç olmaz bizim dağımızda.
Dereler kışın akar, yazın kurur.
Avşar'ın soylu kızları suyu kuyudan çeker kovayla.
Kulaçla ölçülür kuyunun derinliği.
Al yazmalı, beyaz tülbentli kızlar, aynayla haberleşir, yavuklusuyla.
Hala öylemi bilmem.
Ben gideli gurbet ele, değişmiştir belki, gelenek ve de töre. Belki orada da geziyordur, genç kızlar sevgilisiyle el ele.
Kim bilir?
Ben buyum işte.
Diğer kimlik bilgilerim kayıtlı nüfus kütüğümde.
İlim ilçem hepsi var.
Bence esas ben, bu satırlarda saklı.
Çözün çözebilirseniz,bu bir bilmece.....
Kavlak Necati

Latest posts by Kavlak Necati (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

error: Yazı yazıldığı yerde, Ayasofya İstanbul\'da güzel...