Kitap Projeni Başlat
Nis 15, 2016
763 Views

Kaybederiz

Written by

-Hep mi kaybederiz? Hep mi kaybedeceğiz? Hiç mi mutlu olamayacağız?
-Olamayacaksın.
-Neden peki?
-Biliyorsun sebebini. Bilmiyorsan da bunu bulmak senin sorunun. Bulmak zorundasın.
-Hep beklediğimden mi? Uğraşmadığımdan mı? Biz bekleyenler hep mi kaybederiz?
-……
-Bir şey söyle. Yalvarırım bir şey söyle.
-……
-Görmüyor musun? Ne yaparsam yapayım olmuyor. Olduramıyorum. Bir türlü mutlu olamıyorum. Bu yüzden hiçbir şey yapmadığımı bilmiyor musun sanki?
-Biliyorum.
-Hiç mi şansım yok benim be? Azıcık da olsa bir ihtimal yok mu mutlu olmam için?
-Bilmiyorum.
-Sende iki kelime öğrenmişsin hep tekrarlıyorsun be. “Bilmiyorum.” ya da “Biliyorum.”. Artık başka şeyler söyle. Sıkıcı olmaya başladın.
-Biliyorum.
-Tamam sus artık. Anladık başka bir bok bilmediğini. Bozuk plak gibi hep tekrarlıyorsun aynı kelimeleri. Yeter artık. Yeter vurmayın. Anlatmaya başlıyorum sadece dinle.

İçimde iki farklı kişi var artık. Birisi normal gün içerisinde eğlenmeyi bilen; şakalar, komiklikler yapan biri. Sıradan yaşayan biri. Diğeri ise genellikle geceleri ortaya çıkan (artık her ne kadar ne zaman ortaya çıkacağını kestiremesem de.); yazan, çizen, pişman, mutsuz ve aynı zamanda umutsuz ve karamsar. İkisinin tek ortak noktası var. Aynı kişiye aşık: Dünyamın En Güzel Kızına. Gün içerisinde unutmuş gibi takılıp başka birini sevebileceğimi düşündüm. Başkasını sevmeye çalıştım. Uğraştım. Birinin hayatına girmeye çalıştım. Birinin, birisi olmak için gerçekten çalıştım. Ama olmuyor. Benim aklıma “O” gelmese bile, birinin birisi olmaya ramak kala hep ofsayta düşüyorum. (Ah be Sadri Abi, bu da mı gol değil be? Deyip duruyorum.). Aklıma gelen her cümle belki de başkaları tarafından söylenmiş umursamıyorum. Sadece cümlenin sahibini biliyorsam onu da anıyorum ve adını belirtiyorum.

Ölsem, ölemiyorum. Yaşamaya çalışsam, onu da beceremiyorum. Düşünmemeyi başaramıyorum. Ne kadar gereksiz şey varsa hakkında bir düşüncem ya da bir fikrim belki de bir bilgi sahibi oluyorum. Boşluk. Kocaman bir boşluğun için sallanıp duruyorum. Hiçbir yere çarpamıyorum. Düşemiyor ve ölemiyorum. “Çok sıkıldım artık ben gidiyorum.” deyip, gidemiyorum. Dönmeye çalışsam, kayboluyorum, geriye dönemiyorum. Ne ne yaptığımın farkındayım, ne ne olacağımın, ne de neler yaşadığımın? Kafam o kadar allak bullak oldu ki? Kendime o kadar yalan söyledim ki, geçmişle ilgili. Artık neyin yalan, neyin gerçek olduğunu hatırlayamıyorum. Yalanlarla gerçekler, hayaller ve rüyalarla gerçeklikle o kadar birbirine karıştı ki, ayırt edemiyorum.

Hep aynı yalanlar söylendi. “Benden kurtulmak zor.” ama ben hep kolayca kurtuldum. Ne kadar yalnız kalmak istemesem de, kurtulmak istemesem de, hep bir şekilde kurtuldum. Hep, “Bu sefer daha farklı olacak.” diyorum. “Bu defa farklı.” diyorum.. Ancak değişen tek şey kişi. Aslında hep aynı tantana.

Her yol ne kadar farklı görünse de, hatta tamamen farklı bir yol bile olsa, maalesef sonuç hep aynı: Yalnızlık.

-Bana artık bir bilet lazım?
-Nereye?
-Nereye mi? Cehennemin dibine…

tarantino

Hayata bir türlü tutunamadık. Hep ince çizgilerle kaybettik. Belki de hiç kazanamadık. Ama çok sevdik. Sevilmeyi az da olsa tattık. Ancak hiçbir zaman sevdiğimiz kadar sevilmedik.

Latest posts by tarantino (see all)

Article Categories:
Deneme

Comments to Kaybederiz

Leave a Comment