Haz 20, 2017
230 Views
0 0

Bilişim Suçları #4

Written by

İşler’ e yetişemediğimiz için mahhaleden çocukluklarını bildiğim kendimiz’ den yaşca küçük üç arkadaşlar’ ı yanımıza adık, bu zorlu dönem’ de Özlem internert alemini kontrol ederken, bende Oğuz, Altay ve Yusuf’ un eğitimi ile ilgilendim. Kafenin üst katın’daki sekiz bilgisayar’ ı da kiralayıp üst kat’ı tamamen kapattık. kendimize ait mutfağımız, şekerimiz, çorbamız, çayımız, yeni bir çalışma masası ve büyük bir akıllı tahta edindik. Oğuz’ çizimler için, Yusuf internet satışı, Altay’ ise muhasebe için yetenekliydi. Kitaplar’ dan öğrendiğim herşey’i kendimden’ de fazlasıyla katarak onlara anlatıyordum. Yaşlarına göre burada olmak inanılmaz birşey’ idi. Bilgisayar başında en az bizim kadar vakit geçirip işlerini aşırı bir şekilde ciddiye alıyorlardı. Bu işi yeterli donalım’da bir uzman ile anlaşıp daha çok vakit kazanabilirdim, fakat onlar benim mahalemin çocuklarıydı onlara bakınca kendimi görüyordum. Ustamın beni sahiplenişi gibiydi. Hepsi beni mahallenin büyük abisi olarak görüyor ve her dediğimi kusursuzca yapıyorlardı. Özlem bardağın’ dan bir kaç yudum aldıktan sonra konuya tekrar döndü.
‘Kısaca basın reklamımızı gayet iyi yaptı. Hakkımızda ufak efsaneler doğmadı değil, bilgisayar korsanları’ ile anıldık, bu bile yararımıza oldu. Özellikle yaş olarak genç altı arkadaşımız daha aramıza kaltıldı, Yusuf, Altay ve Oğuz’ u yeni başlayanların hocası olarak konumlandırdın ve kendi yerini muhteşem üçlüye bıraktın. Ve bir basamak daha çıkmış olduk! Bu arada kasamızı hayliyle katlamak yerine zararına oynadık buraya gelmemiz’ de en büyük etkenlerden biri. Polis’i, savcısı uğraşmıyor basının hefesi kaçıyor’du. Herkez uzunca bir süre batacağımızı düşündü fakat kimse yeni plan ve projelerin temelini attığımızın farkında değildi. Ofisi ben yönetiyor ve başarılı bir şekilde ucuz ürünlerden küçük karlar elde edip borsa işinde canlılık elde ediyordum.’
Gözlerinin dolduğunun farkındayım bütün bu olanlardan bahsetmek hiç kolay değil, olayı cidiyeti bozmadan yaşıyoruz fakat ozamanlar birbirimize sırılsıklam ağşıktık Ofis’in başına Altay’ ı geçirip ana hard disk’ leri alıp kiraladığımız lüx cip’ile kısa bir Bodrum turuna çıktık. Rezervasyon’ suz gitmiştik herşeyi çılgınca birlikte doğaçlıyorduk, küçük, bakımlı bir tekne kiralayıp denizin mavi sularına açıldık. Günün belli saatleri çalışıyor, güneşleniyor ve eyleniyorduk. Geceleri güvertede oturup yıldızlara komik isimler takıyor, ertesi gece tekrar aynı yerdelermi’ diye arıyorduk. Dürbünle karşı adaları seyrediyor ve ufak bi teleskop’la gökyüzüne açılmak istiyorduk… Bazı günler ofiste, çocukların aşamadığı sorunlar’ a çözüm getirmek için saat’lerimi telefonbaşında geçiriyordum. Haliyle Özlem’ de bilgisayar ve dosyaların içinde kayboluyordu. Geceleri sabaha kadar bir sonraki günü, adımı planlıyor, tartışıyorduk. Haftalar içinde bodrum’a ayak basmaz hale geldik, günlerce teknede kalıyor kıyı şeridi boyunca bilmediğimiz yerlere açılıyorduk, sonra adaları keşfetmeye başladık, bir gün hangi kıyı şeridinde olduğumuzu bilmediğimiz bir koy’a rastladık. O sıralar sürekli tüple dalmaya merak salmıştık çok istiyorduk. Birgün Dürbün’ile etrafı izleriken gözü bir yere takıldı, Gözlerimin içine bakıp nütfen gidelim dedi ve o cennet gibi görüen koyu oracıkta bırakıp dümeni istediği yere kırdım. Yunan adalarına doğru ilerlediğimizi sonradan öğrendik. Rodos adasında, Kendisi ufak fakat bahçesi kocaman ve çiçeklerle dolu bir otel’e yerleştik. Çocukları arayıp bu gün’e özel rahatsız etmeyip sorunları kendilerinin çözmelerini istedim. Kahvaltımızı sahile sıfır, tamamen tahtadan oluşan yıllara meydan okuyup sapa sağlam ayakta duran bir restoran’da yaptık. Ağaçlı yollar ve tarihi kiliseler arasında gezer’iken aynı anda ikimzin’de telefonu çaldı, iki ihtimal olduğunu ikimizde biliyorduk. Tembih etmeme rağmen arıyorlardı. Ya çok sevineceğimiz pozitif bir haber, yada kötü bir aksilik?..

elk34

İstabul34

Latest posts by elk34 (see all)

Leave a Comment

error: Siz yazdıysanız, giriş yapıp düzenle sekmesinden kopyalayabilirsiniz.