Ağu 19, 2016
365 Views
0 0

6 Yıl 05.07’de

Written by

Buruk bir gecenin ardından sessiz kalan bütün organlar yorulmuştu. Konuşmalarının bir anlamı yoktu artık. Sahibinin hislerini biliyorlardı. Sadece gözler endişeliydi. Onlarda sadece sulanmıştı. Ne yürümenin ne de duyguların bir önemi kalmıştı artık. Sessizlik,susuzluk ve bir düşlerin ölümü. Tam bir mutsuzluk senfonisi. Uğruna ölünecek düşleri vardı. Düşlerinin uğruna ölecekti bugün. Bir sokak lambasına asacaktı kendini karar vermişi. Hayatında ilk kez bir konuda kararlıydı. İpi salladı ve sokak lambasına geçirdi, kendine doğru çekerek sıkılaştırdı. Baraka gibi evinden getirdiği sandalyesini de sokak lambasının altına yerleştirdi. Boynuna asacağı mektubu son bir kez daha okumak istedi.

“Ey insanlar, ben bu koskoca yerleşimin içerisinde kendine küçük bir baraka yapıp yaşam mücadelesi veren bir hayalperestim fakat artık acizliğime yenilmiş durumdayım. Ki sen bu mektubu okuyacak ilk insan ne şanssızsındır ki bu aciz bedenin karşısındasındır. Mektubunu okuduğun bu kişi düşleri uğruna ölmektedir. Hayatında uğruna öleceği bir kadın asla bulamamıştır. Kendi çirkinliği ve acizliği ile kimse tarafından anlaşılamamanın acısı içerisinde ölmüştür. Ben toplumun içindeki bilinmeyen kişi bugün saat 05.07’de şehrin en ücra köşesinde kendimi bir sokak lambasına astım. Kaybolmak üzere. Hepinize, bütün insanlıa mutlu bir hayat dileklerimle.”
Diye okudu ve sandalyesine ayağının arkasıyla bir tekme attı.

Ter tere uykudan uyandı. 6 yıl önce ki bu anısını 6 yıl boyunca her gün rüyasında gördü. Uykularından kesilmişti. Hayat onu bu yola mı itiyordu ? Demek ki öyle yapması gerekiyordu. Hiçbir şeyin anlamı yoktu. Uğruna ölünecek düşler, uğruna ölünecek kadınlardan daha önemliydi.

Eroğlu Ertuğrul

Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge,
Ne açar kimse kapımı bâd-ı sabâdan gayrı.

Latest posts by Eroğlu Ertuğrul (see all)

Article Categories:
Hikaye Öykü

Leave a Comment

error: Yazı yazıldığı yerde, Ayasofya İstanbul\'da güzel...